
Tarih coğrafyanın insanlaşmasıdır.Soğuk bir istanbul günü Tarlabaşından aşağı inerken birden karşınıza çıkıveren o gözler sizi alıp yıllar öncesine götürür.Taksim ışıkları, sokaklar,o nemli merdivenler, loş odalar ; ismini bir türlü çıkartamadığınız arkadaşınızın yıllarla gölgelenmiş yüzünde yaşar gibidir. Vedalaşıp Tarlabaşı sokaklarına daldığınızda aradan geçen yıllarla bölgenin çoğunluk Kürt kökenli vatandaşlarla kabuk değiştirdiğini hissedersiniz.Roman nüfus azalmış,aralara serpilmiş musevi vatandaşlar çay bahçeleriyle birlikte kaybolmuş,tarlabaşı esnafı ise daha esmer,doğal olarak taşralı ve daha bıyıklı bir hale dönüşmüştür.İstanbulda travestilerin yoğun olarak yaşadıkları semtler son dönem Kürt vatandaşlarında ağırlıklı olarak yerleştiği semtlerdir.Dahası yeni kuşak travestilerdede Kürtler çoğunluktadır.Kürt delikanlıları,köy kokan elbiseleriyle, biribirlerinin ellerini çekiştirip yürürken,sevimli ve birazda şaşkın bakışlarıyla,her dönem doğu ile batıyı birleştirmiş dev metropolde,daha ilk gelişlerinde yerlerini alırlar.Eşcinsel eğilimi olanlarının
içinde ; öznel mücadelesini dışına travesti düşmanı olarak yansıtanlar olduğu gibi,kendisiyle barışık olma yolunu seçenlerde vardır.Bütün pedagoji ve sosyoloji teorilerini altüst edercesine , geldikleri tarihten itibaren bir yıl geçmeden ,altın tozu ve ham elma şekeri renkli İstanbul gecelerinde ışıltılı bir travesti olarak yerini alanların sayısı hiçte az değildir. Ben insanlar arasında hiçbir ayrıma inanmam,din ve milliyet ayrımlarıda yapaydır.Düşünceyi belirleyen yalnızca sosyal durumdur.Aslolan insanı sevmektir.İnsan sevgisidir.Söz konusu Kürtler olduğunda insanın tüm vasıflarıyla ön yargısız ve objektif olarak değerlendirilmesi ülkemizin bugünkü koşullarında büyük önem taşımaktadır.Terör ve ayrılıkçı hareketler elbette tasvip edilemez.Ancak olayların böylesine yaygınlaşabilecek bir temel bulması sıradan ve slogan suçlamalar yerine resmi politikalar açısından etkili bir özeleştiriyide içeren sosyo-ekonomik bir tahlili gerekli kılmaktadır.Olay doğal olarak kapsamlıdır ve yazımızın boyutlarını aşmaktadır.Kürtlerinde ,cinsel azınlıklarında sorunlarının birleştiği nokta ; demokrasi eksikliği ve insan hakları ayıbıdır diyerek biz yine konumuza geri dönelim.Büyük şehirlerimizin bir gerçeği olarak, tranvestisizmin sex işçiliği ve üstelikte çorlama ! saçmalığıyla birlikte anılması maganda saldırganlığına gerekçe hazırlamakta,sonuçtada bir bumerang etkisi bütün bir toplum kesitine yönelmektedir.Geçmişte yaşanılan ekonomik sıkıntılar kolay para kazanma ve saldırganlığın sebebi olmamalıdır.Özellikle tecrübeli travesti arkadaşlarımızın ablalık yaparken genç travestilere öğretmeleri gereken, travestiliğin yalnızca bir yaşam tarzını seçmek değil aynı zamanda kaliteli insan olmayı gerekli kıldığıdır.Evet günümüz İstanbulunun hoyrat ve görgüsüz insan yapısını yoğun olarak barındırdığı maalesef bir gerçektir.Fakat unutulmamalıdırki karşı tarafın hataları görünmezken, toplumun aykırı bir kesimi kabul edilmeleri itibariyle travestilerden kaynaklanan en küçük yanlışlar bile çok abartılarak yansıtılmaktadır.Bu gerçek haksız önyargıların bertaraf edilebilmesi için özel bir dikkati gerekli kılmaktadır.Coğrafyamız kendi tarihini yaşamaktadır.Bir yanda insanlar cinsellikleriyle barışmakta ve transvestisizmle tanışmakta,yörüngesine uygun olarak bütün gelgitlere rağmen kültür Avrupalılaşmakta,Kürt kökenli vatandaşlarımızda göç eden insan psikolojisiyle gelişim ve değişime açık olarak haklı olarak talep ettikleri bireysel haklarıyla ,ekonomik,sosyal ve tabiiki cinsel yapılarıyla yerlerini almaktadırlar.Olaya estetik açıdan bakacak olursak genelde Kürt travestilerin daha güzel oldukları söylenebilir.Bunda cesaretli olmaları ve plastik cerrahinin imkanlarından daha rahat yararlanmalarının ,lazer epilasyonun kalın ve siyah kılları kılsızlara ironi yaparcasına daha kolay yoketmesinin ve vücut yapısı olarakta ortalamaya oranla doğu kökenlilerin daha yapılı olmalarının payı kuşkusuz vardır.Temeldeki gerçek ise her gelişimin değişim gerektirdiğidir.Göreli nüfus artış oranları ve siyasi çalkantılara paralel olarak büyükşehirlere göç ve gelişim sırası daha çok Kürtlerdedir.Ve İstanbul gecelerinin gizli ışıklarla dolu fantezilerinde travestiler, travestilerdede Kürtler...aslında çoğunlukta oldukları kadar...eşsizdirlerde...
-- Sinan Tuncay
|